karanlık etiketine sahip en yeni yayınlar gösteriliyor. Daha eski yayınları göster
karanlık etiketine sahip en yeni yayınlar gösteriliyor. Daha eski yayınları göster

Siyah olmak hem de simsiyah olmak

Siyah sizin için ne ifade ediyor? Sadece renk mi? Sizin için ne ifade ettiğini tam olarak bilemiyorum ancak son birkaç yıldır bana çok şey ifade ediyor. Aldığım ürünlerde, giydiğim kıyafetlerde hep "siyah" rengi arar oldum.

Siyah, birçoklarımız için bir farklılık olabilir. Ya da bir insanda siyah tutkusunu gözlemliyorsanız o kişi hakkında "tek yönlü bir herif, monoton" yorumu yapabilirsiniz ancak durum tam olarak öyle değildir. "Siyah" birçok kişiye çok farklı şeyler ima eder; o nedenle de birçok kişi sadece siyah rengi tercih eder.

Mesela siyah, tüm renklerin karışımıdır. Yani bütün renkleri karıştırıp yeni bir renk elde etmeye kalkıştığınızda karşınıza hep aynı renk çıkar: "siyah" Bu yönüyle siyah giyinenleri "çok yönlü" bir kişi olarak da değerlendirebilir miyiz?

Yine söz konusu siyah renk, gelen tüm ışınları yutan, yani yansıtmayan tek renkmiş. Tabi siyah derken, mutlak olan siyahtan; yani "tam siyah" tan behsediyoruz. Burdan ne çıkarabiliriz? Mesela siyah giyinenler iyi bir "sır tutan" olabilir mi? Gizli olan şeyleri, yansıtmayan, deşifre etmeyen...

Bütün kötülüklerin, adaletsizliklerin üstünü bu renk ile rahatça örtebilir miyiz sizce?

Ülkemizde ve genelde batıda, siyah renk "ölüm, matem" gibi durumları çağrıştırır ama aynı zamanda isyanın rengidir de siyah. Muhalif olanların, "bu böyle olmaz ulan!" diyenlerin de rengidir siyah. Aslında çok sevmeye başlamamın belki de en büyük nedeni budur.

Gece, kimilerine göre günü en güzel zamanıdır. Mesela ben. Gecenin rengi de siyahtır.

Kişinin genel anlamdaki oturmuş ruh halinin de bir yansıması olabilir "siyah". Genelde melankolik olanlar da "siyah" ı sever. Yine örnek olarak "ben"i verebiliriz.

Bugün neden bu kadar çok siyahtan behsettim bilmiyorum ama en nihayetinde rahatça at koşturabileceğim mekanım ya burası; ondandır.

Son olarak bu konuda şunu söylemeliyim ki: "siyah, bazen bir hayat biçimidir, hayatı şekillendiren ve hayata anlam katandır."

Aaaa, ben kolayı da çok sevrim; siyah siyah :)

Devamını okuyun...

İnsanın kendisini yalnız hissetmesi

İnsan kendini neden yalnız hisseder? Hiç arkadaşı olmayan insan mı "yalnız"dır sadece? Ya da "yalnızlık" çokluk içerisinde yokluk çekmek midir? Aslında değinmek istediğim konu da tam olarak bu. Bazı insanların etrafında onlarca hatta yüzlerce arkadaşı vardır ancak yine de kendini yapayalnız hisseder. Hatta bu arkadaşları arasında "dost" olanları da vardır, bütün sırlarını paylaşırsın, "sen benim biricik dostumsun" dersin ama öyle bir an gelir ki "sen benim dostumsan, neden böyle yaptın?" dersin. İşte o zaman aslında gerçekten "yapayalnız" olduğunu hissedersin.

Bu durumun en belirgin özelliklerini sanırım şu an ben yaşıyorum. Çevreme bakıyorum da gerçekten onlarca arkadaşım var, hemen hemen hepsiyle de belli bir samimiyetim var ama yetmiyor işte, yetmiyor. Mutlaka bir yerde bu arkadaşlarınla ayrılıyorsun. Fikirlerde ya da davranışlarda farklılık olabilir ancak bu farklılık senin fikirlerin ve davranışlarının tam zıttı yöndeyse, işte o zaman karamsarlaşıyorsun, kendini gerçekten yalnız hissediyorsun.

Bu durumun sebepleri hakkında çokca söyleyeceklerim var ancak ilk aklıma gelen "düzen" Bu düzen, bizim birbirimizden soğumamızı, birlikte olmamamızı istiyor. Bu birlikteliği istemeyeşinin en büyük nedeni de sanırım "insanların örgütlenme olasılığı" Kendimi her yalnız hissettiğimde ilk aklıma bu düzenin çekiciliği geliyor. Evet, sanırım arkadaşlarım düzenin çarklarına kendilerini kaptırıyor ve benim "düzene karşı olan direngenliğim" kendimi arkadaşlarımdan soğutuyor.

Arkadaşlarımın, "gel şöyle yapalım Günay, gel böyle yapalım Günay" deyişleri artık bana çekici gelmiyor, onlarla birlikte zaman geçirmek istemiyorum hatta gün oluyor ki birçok kişiden iğreniyorum, "nasıl böyle davranabiliyorlar?" diyorum. Bizim ailemizden aldığımız "Anadolu kültürü" bu muydu diyorum? Bazen öyle kurcalıyorum ki bu durumu ailelerde bile suç bulmuyor değilim. Belki de biz hiç Anadolu kültürü almamışızdır, kim bilir?

Varlık içerisinde yokluk = onlarca arkadaş içerisinde bile yalnızlık

Evet, aslında konunun aslı tam olarak bu. Benim sanırım yaşadığım da bu. Konuyu özetleyen eşitleme de bu. Bir önceki yazımda "sessizlik" sevdamı dile getirmiştim. Aslında şu an bahsettiğim konuyu dünkü konumla da ilişkilendirebiliriz. Alkol alırken bile "sessiz bir ortam"ı ya da "deniz kenarını" o da olmadı "piknik alanı"nı, barlara ya da müzikli ortamlara tercih etmemin sebebi bence tamamiyle kültür meselesi. Yani tamamiyle olmasa da kesinlikle alakalı. Mesela "bar" deyince kimin aklına temiz bir kültür geliyor ki?

Sahi, bazen düşünüyorum da benim gibi düşünen ne kadar az kişi var, ya da benim gibi düşünenler ne kadar azalıyor. Belki de ben kitleden kopuyorumdur, yani sorun onlarda değil de bendedir. Sanırım 2. şık, bu yazıyı okuyanlara daha yakın gelecektir. "Günay sorun bizde değil de sende" diyen arkadaşlarımı duyar gibiyim.

Devamını okuyun...