Yazar olayım derken göt olmak!

"Kitap yazmak istiyorum." cümlesini bu aralar pek sık duyuyorum sevgili insanlar. Birkaç kelime yan yana getiren herkes, yazar olabileceğini sanıyor falan da filan. Hatta bırakın birkaç kelime yan yana getireni; okuduğu bir kitaptan çok etkilenenler bile "Kitap yazmalıyım" deyiveriyor. Onlara götümle gülmemin yanı sıra koca harflerle "DUR!" diyorum. Dur anasını satayım dur, kolay mıydı öyle?
Kadıköy'ü bilenler Akmar'ı da muhakkak bilir. Hani üst katında kitapların, alt katında ise bilimum acayip şeylerin satıldığı mekan. Bir hafta önce, yanılmıyorsam alt katında bir dükkan, yüzlerce kitabı kapısına dökmüş ve "Ne alırsan 2 milyon"dan satışa sunuyordu. O sattığı kitaplara bir göz atmıştım. Hem de kısa bir göz atış değildi bu, uzunca inceledim birçok kitabı. Hepsi Türkçe olan kitapların yazarlarının hiçbirini tanımıyordum. Daha sonra bir daha düşündüm ve hepsini bir anda tanımaya başladım. Dedim ki: "Ulan bunların hepsi, benim 'Yazar olmak istiyorum' diyen arkadaşlarım işte!" Hepsi de kitap yazmaya karar vermişler, bir hevesle kitaplarını bastırmışlar ama en nihayetinde hüsran ile sonuçlanan bu hevesleri, bir kitapçı önünde yığılmış kitapların içine hapsolmuş.

Birçoğunun yazılarını da okuyorum. Blog yazdığım için olsa gerek ya da yazılarımı çok beğendiklerinden olsa gerek; yazdıkları yazıları bana okutup fikirlerimi almak istiyorlar bu arkadaşlarım. "Okudum" diyorum; "Eeee ne anladın Günay, nasıl sence yazılarım?" diye soruyorlar. "Hiçbir skime benzememiş, iğrenç yazmışsın valla" diyecek halim yok ya. "Çok başarılısın valla bana sorarsan hatta bu işin üzerinde daha fazla durmalısın" deyiveriyorum; boş yere kalkmış olan götleri, bir nebze daha kalkıyor. Böyle kalkık kalkık dolaşıyorlar ortada ki sormayın gitsin.

Okuduğum yazılarda ne bir düzen, ne bir imla, ne bir konu bütünlüğü, ne bir anlam... Hiçbir şey yok. Görüyorum kardeşim görüyorum ya! Hayal kırıklıklarınızı görüyorum. Akmar'daki o kitapçının önünde yığılmış, bir skime benzemeyen kitapların arasında sizin isimlerinizi okuyorum. Üzülüyorum. "Bir zamanlar bunlar benim arkadaşımdı, bana da yazılarını okutuyorlardı, çok beğendiğimi söylüyordum yalandan." diyeceğim günler gelsin istemiyorum. Ühühüh...

"Sen çok mu güzel yazıyorsun lan ibne?" diye bağırma bana sevgili arkadaşım! Ben, hiçbir zaman güzel yazıyorum demedim. Sürekli saçmaladığımı söyledim. Birçok iş bilenden, öğretmenimden "Kitap yazmalısın" önerisini aldım da takmadım. "Belki çok çok ilerde" deyiverdim. Öyle ki; bazı yerlerden yazarlık teklifi bile geldi de "Sktirin ulen ordan!" triplerini attım. O kadar da garip bir noktadayım, düşünün artık! Ama sen canım? Ama sen... Bir boka benzemeyen yazılarını bana okutmak işkencesini bana çektirmenin yanı sıra "Güzel yazıyorum ama Allah için, di mi Günay?" dedin, ben de sana hak vermek zorunda kaldım. Bırak canım benim o kalemi elinden, o kalem ile daha zevk alacağın şeyler eminim yapabilirsin, kitap yazmak da neyine?

Orhan Pamuk, Yeni Hayat adlı romanına "Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti" cümlesi ile başlıyor. Bazı arkadaşlarımın da "Kitap yazmak" olayına bakış açısı o yönde. Bir kitap okuyup, "Çok süper yaa, ben de yazabilirim" diyenler dahi var ki; onların ağzına sıçayım. Sktirin ulan! 20 yaş civarındasınız, gözünüz daha yeni açılmış benim gibi ve "Kitap yazacağım he he" olayındasınız, bi yürüyün gidin çay koyun da içelim.

Şimdi bu yazıyı okuyan birçok kişi, "Ya ben de yazı atmıştım, okumuştu" filan diyecektir. Hemen umutsuzluğa kapılmayın. Ben, genelleme yaptım. Üstün bilgilerim ışığında yaptığım genellemelerin elbette dışında olabilirsiniz. Ayrıca "Yaa kesin benim yazımdan bahsediyor bu hayvan" diyenlere sesleniyorum. Yani kendinin iğrenç yazdığını bilenler... Size diyeceğim o ki; siz de benim yazılarımı beğenmeyin, olsun bitsin. Yani karar mercihi ben değilim ki guzularım, ben neysem bu dünyada siz de osunuz. Yani yarın bir blog açıp da "Günay, mal gibi yazıyor" demek hiç de zor olmasa gerek. Durun lan, ne yapıyorsunuz, oha! Hemen depresyona giriş belirtileri göstermeyin. Sevgi, saygı, hürmet!

Kib Öpt By!

9 Cevabımsı:

Doğan dedi ki...

Lütfen benim hakkımda bir daha böyle ileri geri konuşma kırarım kafanı Günay :)))
Haklısın valla Günay'ım böyle tipler, bilip bilmeden bir gazla iş yapanlar çok, bende gıcık oluyorum böyle şeylere, şeylere işte ya şeylere :))

selin dedi ki...

kitap yazmak mesele degil zaten. herkes kitap yazabilir. ama fark nedir o onemli. yani digerlerinden ayrilan ozelliklerin olmasi lazim. yoksa yazar olmussun neyime?? bu arada yazi cok komik olmus. o arkadaslarin bi daha sana yazi filan da atmaz.

acemi dedi ki...

Neyseki seni tanımıyorum. Doğal olarak sana hiç yazıda atmadım. Sana yazılarını okutanlarında vay haline :)))

Resmen küfür etmişsin valla sana okutanlara yazılarını. Ayıp ayıp :P

Özgür dedi ki...

Doğru söylemişsin günay ama şu var insan oğlu heveslenir heycanlanır bu sadace kitap'da değildir bir hevese kapılıp yazar bu arkadaşlar diğer kitaplardan farkıda kelimecikler olur anlatmak istediği olay aynıdır zaten o etki ile kendisi de farketmemiştir bunu ama herkesin yazması veya yazmaya çalışması iyidir ülkemiz hep yazanlar ile yazmaya çalışanlar ile dolsun ne güzel...

Göktuğ AKBAŞ dedi ki...

Doğru söylemişsin.Benimde bir blogum var bir amaç yada bir kalıp için değil içimde sıkışmış ve açığa çıkmaması halinde kaybolup gitmesine üzüleceğim şeyleri yazıyorum bazen.En kısa zamanda bir psikoloğada gideceğim,blogumdaki ve pc imdeki o neredeyse 1 mb ye ulaşmış metin belgesini okuyup olanı biteni anlatacağım.Nerede ne yapacağım hiç belli olmuyor hiç akla gelmeyecek bir zamanda boncuklar birer birer yere dökülüyor ipler kopuyor ve işler çığrından çıkıyor.Zaten yazılar bir kalıp için yazılır eğer kişi bilgileri kalıba dökmeyip yazıyı yazıp birde çokta kendi kişiliğini belirtiyorsa bu yazıda bir çelişki var demektir.Benim amacım hep kendi içimdeki şeyleri belirtmekti,bir kalıp değildi.O yüzden birgün bir kitap yazsamda bastırtmam.Bendeki bu amaç farklılığı yüzünden blogdaki konularıma etiket koymadım.Hatta nolur nolmaz die siteyi +18 e çevirdim girenlere bir uyarı introsu çıkıyor.AMA BİR YERDE HATA YAPTIM !Blogla uğraşıyım derken ve dağınık halde isteyerek girdim.Sende geldin yazılarımı gördün.BU SANA YAŞATTIĞIM AMAÇ ÇELİŞKİSİ İÇİN SENDEN ÖZÜR DİLİYORUM GÜNAY ABİ.Dedim ya bazen işler çığrından çıkıyor diye.Bilmiyorum,ben psikolojisi bozuk bir insanım.Sanada saçmalamış olabilirim.Elimde değil çünkü,içimde tek bir insan yokki..Şunuda söyleyeyim içinden farklı düşünüp dışından farklı söylemen hiç hoş değil.

Göktuğ dedi ki...

Yaa buraya öyle çok bilgin birşeye benzeyen yazıları olan insanların gelmesini bekleyemessin.Öyle bir site yaratmak çok zor.Üstelik sen bu siteyi kendi elinle avamlaştırmışsın.Bu trajediyede şaşırmamalısın.

Adsız dedi ki...

çok pis saçmalamışım..bu yorumları silmenin bir imkanı yokmu ? harbi göt olduk ...

Adsız dedi ki...

Bence güzel bir öz eleştiri olmuş.

Cem ÖZDEMİR dedi ki...

Sen beni adamdan saysan ne olacak, saymasan ne olacak..?! Önce bir insanlık aynasına bak da; orada kendini görüp göremediğin konusunda netleş yine bir kendinle...

Bu ülke ve bu toplum, senden 1 nesil önce bu konuda senin gibi düşünen ve senin gibi konuşan kendini bilmezlerin sayesinde bu hale geldi. Sen de, senden öncekilerden almış olduğun emaneti (özelliğinden hiç bir şey kaybetmeyecek bir şekilde) gayet güzel muhafaza etmişsin tebrik ederim seni..! Yoluna ve misyonuna aynı şekilde devam et ki; hem nam'ın, hem de neslin yürüsün.

Primat'lar (Darwin'in maymunları) bile, "İnsan" denilen yaratığın kendilerinden ve diğer tüm maymun türlerinden çok daha geniş bir özellik yelpazesine sahip olduğunun fazlasıyla farkındaydılar ama bir de Charles Darwin farkında olabilseydi keşke bunun..! Ama olsun, her şeye rağmen; hiç değilse senin gibi özel yaratıkların da "insan" sıfatında görüntü arzedip bir topluma nasıl zarar verebilecekleri konusunda bir öngörüye sahip olmamızı sağlayarak, sosyoloji bilimine katkıda bulunmuş oldu yine de..!

Saygı ve sevgilerimi İLETMİYORUM... İnsan bilincinin bir harikası olan şu güzelim teknolojide kirlilikten başka bir şey değilsiniz çünkü..!

Yorum Gönder

Yorum yapmak için "Yorumlama Biçimi" bölümünden "Adı/URL" bölümünü seçiniz. "URL" yazmanız şart değil ancak "Ad" bölümünü doldurun ki sizi adamdan sayalım. Öhö öhö!