Sonbahardayız, havalar iyiden iyiye soğumakta, yağmurlar başladı, birkaç ay sonra yağmurlar kara çevirmeye başlayacak. Ancak benim aklıma bahardan, yazdan, sıcaktan bir şey geldi. Bu "şey"in adı "bahçeye dalmak". Çocukluğunda ya da hali hazırda bahçeye dalmayan var mıdır aramızda? Erkekler bu konuda daha uzman ama erkeklerden daha uzmanca bahçeye dalıp, ortalığın mına koyan kızları da biliyorum.Bir bahçeye nasıl dalarız? Dalmanın incelikleri nelerdir? İşte bu soruların cevabını vereceğim size. 20 yaşındayım, bunca yıllık tecrübem var; e bu tecrübelerimi genç arkadaşlara anlatmak farz oldu :) Bu arada sitelerde oturan, penceresini açıp bakınca meyve ağaçlarını göremeyenler bu yazımı hiç okumasın, kapatsın bu sayfayı. Bu yazım; hala bahçeleri olan, bahçelerinde çeşit çeşit ağaçları olan ve ağaçlarında bolca meyvesi olan semtlerde oturan kardeşlerim için yazılmıştır. Evet, başlayalım artık :)
Öncelikle dalacağınız bahçede yetişen ağaçların en büyük özelliği, meyvelerinin ağırlığı ile dallarının sarkmış olmasıdır. Sonra bahçeye tek başına dalmak tehlikeli olacağından, yanınıza arkadaş grubunuzun en atik, en hareketli olanlarından 3 kişiyi de alın. 3'ten fazla olursa işin boku çıkabilir ve koordinasyonda sorun olabilir. Arkadaş grubunuzda bulunan ancak sizi huylandıran birisi varsa da, yapılacak olan operasyondan onun kesinlikle haberi olmamalıdır. Nitekim bu tipler, bahçeye dalış operasyonunun en heyecanlı ve tehlikeli anlarında "Bahçeye dalan vaarrrr!!!" diye bağırırlar ve komşunuzun götünüze ağaç dalı sokmasına neden olabilirler.
Ben 3 tane sağlam arkadaş demiştim ama gözcüyü unuttuk. O nedenle 3 + 1 diyoruz ve bir tane de beceriksiz, korkak ama sadık olabilecek bir arkadaşı gözcü olması için ikna ediyoruz. Gözcü, bahçeyi değil de bahçeye açılan kapıyı iyi bir şekilde görebilecek bir yere konumlanmalı.
Bahçeye atladık, heyecanlanmamalı ve toplayacağımız meyveleri nasıl da hayvan gibi yiyeceğimizi düşünmeliyiz, cesur olmalıyız. Hiç öyle "Dalları kırmayalım, meyveleri toplayalım sadece" triplerine girmeyin, dalı kırabilirsiniz. Evet, bu söylediğimiz etik açıdan da uygun değil ancak o heyecanda titiz bir çalışma yapmanın imkanı yok. Kırın dalları. Eğer meyve, kolayca dökülebilen bir cinsteyse; dalları koparmadan sadece meyveleri de toplayabilirsiniz. Tişörtümüzün yamacını, ağzımızla tutuyoruz ve tişörtümüzü mini poşet haline getiriyoruz. Topladığımız meyveleri, dişimizle tuttuğumuz tişörtümüze dolduruyoruz.
Bahçenin kapısı açılır ya da gözcü ıslık filan çalarsa, hiç öyle topladığınız meyvelerin hesabını yapmayın, kucağınızdaki dalları bir kenara fırlatıp götü kurtarmanın telaşına düşün. Nitekim, o komşu sizi dallar kırık bir vaziyette yakalarsa; dalları meyveleriyle birlikte sokar bir tarafınıza. Bana sokmadılar ama hala götünde dalla gezen ve yaşı 20'ye gelen arkadaşlarım var.
Bahçeye daldık, görevi tamamladık, kucağımızda dallarla sokağımıza çıktık. Hemen aklımıza mideye indirmek için uygun bir yer getirmeliyiz. Genelde ıssız ve yüksek bir yer olmasına dikkat edin. Tüm arkadaşlarınız eşit bir biçimde paylaştırın, sadece gözcüye biraz daha olgunlaşmamış olan meyveleri verin. Bu arada meyveleri yıkama zahmetine girmeyin, nitekim;
"Meyveleri meyve yapan üzerindeki kirdir" - Günay Doğan :)
Afiyet olsun yiğitler!
Kib Öpt By!
9 Cevabımsı:
ee hiç bişi yazmıyo
günay abi olaya derinden girmiş anlaşılan;)
Ahaha ya pardon, yeni yayınladım. Bir yanlışlık oldu, içeriği yazmadan sadece başlığı yayınlamıştım. Neyse, artık içerik de var :D
benim hiç bir zaman ağaçlardan meyve toplama gibi bir şansım olmadı ne yazık ki...doğduğumdan beri 15 senedir beton yığınları arasında yaşıyorum.Sen Bu arada sitelerde oturan, penceresini açıp bakınca meyve ağaçlarını göremeyenler bu yazımı hiç okumasın, kapatsın bu sayfayı.demişsin ama yine okudum ve adeta imrendim.O göt korkusunu yaşamak isterdim doğrusu:):)
Günay yine sarsmıssın ortalığı ne diyelim ama kısa yoldan ağacı kesip götürsünler yani kesilebilecek kdr bir ağaçsa tabi biz bi keresinde öyle yapmıstık kestik sonrada tepeye getirip oturup hep beraber yemiştik...:D:DD:D:
Bu biraz tren graffitisi olayına benzemiş..Görüyoruz izliyoruz videolarda...Kar maskesitakılır,beyaz lastik eldivenler takılır,tren garı(hedef bahçe) göze kesilir,duvardan atlanır,tren boyanır(meyveler toplanır) işe bak tren boyamak=bahçeye dalıp meyve araklamak:D
günay cım bence sıtrateşik olark iyi bir yol yordam söylemiştin yanlız bizim orda bir beyaz abla var onun baçesine girerdik biz genelde 2 girerdi 2 nöbetçi olurdu çünkü bahçeye açılan iki kap vardı ama yinede güzel yöntemler sunmuşsun bu arada ben sende o marur çekingen ama hırsız gözlerini daha önce görmüştüm şimdi de onaylıyorum ::)):):):): BAHÇEYE DALAN VARRRR :) SOBE
Nedense ben hayatımda hep o gözcülük görevini yaptım.ama işe yarıyor gelecek meyvenini cogunu bana verecekler diye anlaşma yapıyordum.itiraz ederlerse xxxx teeeeyyzee diye bağırır gibi yapardım:)
Yorum Gönder
Yorum yapmak için "Yorumlama Biçimi" bölümünden "Adı/URL" bölümünü seçiniz. "URL" yazmanız şart değil ancak "Ad" bölümünü doldurun ki sizi adamdan sayalım. Öhö öhö!