22 Temmuz 2008 Salı

Beklenen büyük İstanbul Depremi

Korkuyorum. Adını bile aklıma getirince korkuyorum bu afetin. Nasıl bir şeydir? Nasıl tarif edilebilir? Yeraltında yaşanan büyük toprak kütlelerinin kayması durumu ve yeryüzünde yaşanan can pazarı.

17 Ağustos 1999'da yaşanan Marmara Depremi'nde henüz 11 yaşındaydım, ben o büyük depremi İstanbul'da yaşamama rağmen hissetmemiştim. Birkaç gün evde kalmamıştık. Hatırlıyorum da o zamanlar "deprem" oyun gibi geliyordu bana. Dışarıda yatmanı çekiciliğinden olsa gerek "deprem olsun" bile diyordum bazen. Çocukluk işte.

Gel gelelim insan büyüyor. Büyüdükçe akıllanıyor. Akıllandıkça da depremin ne denli tehlikeli bir afet olduğunu anlıyor. Ya tedbir alıp kurtulursun ya da tedbirini almazsın ve ziki tutarsın. Basit bir şey.

Bir de beklenen bir dev var İstanbul'da. Hepimiz bekliyoruz, bir deprem gelecek ve sevdiklerimizi elimizden alacak. Bunun farkındayız ama elden pek de birşey gelmiyor beklemekten başka.

İstanbul, yüzyıllardır koca koca depremleri atlatmış büyük şehir! Ama İstanbul artık yüzyıllar öncesindeki İstanbul değil ki? O zamanlar 15 bin kişi oturuyorsa şimdilerde 15 milyon oturuyor ve hepsinin canı tehlikede.Beklenen büyük İstanbul Depremi için önlem almayan şerefsizlerden bahsetmeyeceğim. Onlar kendilerini zaten biliyorlar ama bir de "deprem profesörü" adı altında çıkıp da televizyonda türlü türlü ibnelikler yapan insancıklar var. Ben bir türlü anlayamıyorum onları ve "nasıl bilim adamı lan bunlar?" diye sık sık soruyorum kendime. Birisi çıkıp 7'den küçük deprem olacak derken bir diğeri 7'den büyük olacak hatta 7 buçuk civarında olacak diyor. Halkı resmen şaklaban yaptı bu söz konusu ibneler.

Bilim kesin değil midir? Kesindir. Bilim yorumlanabilir mi? Hayır, yorumlanamaz; nesneldir. Bu böyledir her zaman ama bizim ne idüğü belirsiz ve nasıl profesör ya da doçent olduklarını anlamadığım uzmanlarımız çıkıp bu konuda birbirlerine zıt açıklamalar yapabiliyor.

Ve biz. Israrla İstanbul'u terk etmeyip ölümü bekleyen biz. Ölme ihtimaline tercih ediyoruz İstanbul'u. Gelin görün ne denli bağlanmışız, ne denli seviyoruz bu şehri.

Hiç şüphem yok ki söz konusu deprem olunca birçok tanıdığımı kaybedeceğim, tabi "kaybetme" hissini yaşayan biri olarak hala yaşıyor olursam. Çok kötü şey bu deprem. 10 yıl öncesinde oyun olarak nitelendirdiğim bu afeti en son birkaç ay önce yaşadım. Yine Marmara Denizi'nde çok hafif bir deprem olmuştu, ben yatakta uzanıyordum ve o hafif depremi hissettim. İçimden dedim ki "devin ayak sesleri". Kesinlikle böyle; bir dev uyanmak için sabırsızlanıyor. Devin kurbanları ise ölmek için sabırsızlanıyor.

Bir de kurbanları yani bizi "dev" e pazarlayan söz konusu hayvanatlar var ki; onlara diyecek sözümüz yok.

Siz önlem almayın almayın, "dev" gelip ebenizi zikince de "ebeniz" için önlem alabilecek misiniz bakalım, çok merak ediyorum.

9 yorum:

İsimsiz dedi ki...

abi zaten korkuyorduk sen iyice korkuttun bizi ama çok haklısın ya kimsenin umrunda değil, ne yapcaz bilmiyorum.

Fatih dedi ki...

Günay Bey, alnımızın yazısı neyse onu yaşarız. Önlem alıyorlar ama Allah, ölmemizi istiyorsa zaten öldürür. Önlemler de bir anlamda bazen anlamsız kalıyor.

Saygılarımla

Perre sere sodiri dedi ki...

Arkadaşlar, depremin önceden belirlenme çalışmaları halen yapılmaktadır. Ancak depremin önceden belirlenmesi tahmini 5-10 sn civarı olarak nitelendiriliyor. Bununda kimseye bir faydası yoktur. Siz siz olun bir adet çantası yatağınız yanında bulundurun.Her 6 ayda bir de içindekileri yenileyin. Sağlam zeminler üzerine yapılan sağlam binalar depreme karşı insanoğlunun tek çözümüdür.

DENİZ DOĞAN

Günay Doğan dedi ki...

Fatih ben sana bir şey demiyorum. Demek ki aldığımız önlemler boşa he?

Gülsem mi ağlasam mı bu yazdıklarına?

Sevde dedi ki...

Alının önlemler tabıkıde boşa degildir..Ama Fatih'in dedigi gibi Allah istedigi zaman öldürür istediği zaman yaşatır..

Günay Doğan dedi ki...

O zaman önlem almayalım Sevde. Nasıl olsa Allah'ın bileceği iş.

Öyle mi?

rapper dedi ki...

işte bazıları böyle önlem almazlar, nasıl olsa allah bilir derler, ölüncede kader derler artık. Fıkrası bile var bunun bilenler vardır. Kısaca yazıcam.

Sel olmuş, hoca nın biri allah'ı onu koruyacağını söylemiş kaçmamış. En sonunda çatıya kadar çıkmış hoca helikopter gelmiş onada allah beni korur demiş. Sonra boğulup ölünce de sormuş niye öldüm, sana yardım gönderdim ama sen gelmedin demiş Allah ta.

Sonu alakalı değil ama önemli olan ana fikir.

İsimsiz dedi ki...

Bu kaderci gerizekalıları anlamıyorum.deprem bağıra bağıra geliyor.Çok sevdiğim istanbul'dan ayrıldım ben tayin isteyerek.Atını önce sağlam kazığa bağlayacak sonra allaha dua edeceksin.sen salaksan allah ne yapsın.beyin vermiş kullan diye.ama boşuna anlatıyorum sokma akıl 10 adım gider değil mi?

İsimsiz dedi ki...

o zaman kimi insan sokakta yürürken kafalarına saksı düşüyor ölüyorlar.kimi insan kene virüsünden bahsediyoruz ki öldürücü etkiye sahip bu virüs bir insana havasal yollardan bulaşmış ve ölmüş ölümün nerede geleceğini kim bilebilir?allahtan başka nekadar yaşam süreniz olduunu biliyormuasunuz?hazırlayacağınız o deprem çantasını almaya bakalım zamanımız olacakmı?bakalım kaçak yada değil herneyse o yapıdan çıkabilicekmiyiz?burda sadece profesörler suçlu yada allah bilmesini geçin bilim gerçekçiliktir tezi yanlıştır.profesörlere bende inanmıyorum ve korkusuzca yaşamımda nekadar dakika saniye salise varsa olabildiğince yaşayarak sevdiklerimin yanında geçiriyorum.aptallar hergün cesurlar birkez ölür.kimseyi suçlamak ibneler demek yada bu yapıları suçlamak yersiz şu alanda yazılanları kınamıyorum herkesin kendi düşüncesi ama oturulan evlerin lux olması deprem çantalarının ağzına kadar dolu olması sadece bir motivasyon sunar söylermisiniz nekadar ömrünüz kaldı ölüm insan oğluna nefes kadar yakındır.pkk gibi bir illetle savaşıyoruz hergün şehit veriyoruz bombalar patlıyor insanlar ölüyor parçalanarak nerden bilebilirlerdi o gün öleceklerini.bende 14 yaşındaydım depremi yaşadığım zaman hissetmedim sarsıntıyı ama acıyı çok derin hissettim.belki dayanan asırlık binamız birdahaki depreme dayanmayacak ama korkmuyorum.fıkralarla verdiğiniz örnek son derece saçma allahı konuşturmanız filan evet beynimiz var düşünme gücüne inanıyorum ama güngören patlamasında ölen insanlarda düşüncesiz ve beyinsizlermiydi depremi beklerken nerelerden ne canlar kaybediyoruz..

Yorum Gönder

Küfür edin ama ortalığa edin, kişilere etmeyin. İmla kurallarına da uyun, başka da bir şey istemiyorum:)