4 yapraklı yonca bulan var mı?

Çocukluğumuzun efsanelerindendir 4 yapraklı yonca. Hatta bırakalım çocukluğu "eşşek!" kadar olsak bile hala muammadır bu soru "4 yapraklı yonca var mıdır?"

Küçükken bu soruyu kafama çok takıyordum. Bir de 4 yapraklı yonca bulanların çok şanslı olduğu ve gelecekte de şanslı olacağı sıkça söylenince en ufak bir yeşillikte 4 yapraklı yonca arıyordum deli gibi.

Evimizin ön cephesine bakan koskoca bir tarla vardı. Mahalle maçlarımızı, bilimum sohbetlerimizi ve oyunlarımızı bu tarlada oynardık. Özellikle sohbet esnasında hepimizin bir gözü de otlar arasındaki yoncalardaydı. Güya 4 yapraklı yonce bulacağız ve gelecek için götü sağlama alacaktık.
Bazen öyle günler olurdu ki, sadece 4 yapraklı yonca bulmak için çıkardık tarlaya. Dizlerimizin üzerinde emekler "yonca yonca" diye söylenirdik. Akşam eve giderken de annemizden bir temiz fırça yerdik. Neden fırça yerdik dersiniz? Elbette, dizlerimizin üzeri yemyeşil olduğundan, çimen lekesi işte.

"O kadar aradın da ne oldu Günay?" diye soranlar olacaktır. Hemen cevaplayayım. Aradım aradım aradım ve en nihayetinde dört yapraklı yonca buldum, belki de birçok kez ama hayatımda bir değişiklik oldu mu derseniz? Elbette hayır. Yine de benim ümidim var, o bulduğum 4 yapraklı yoncalar bana uğur getirecek, he eğer getirmezse zikeyim bütün yoncaları.

Bu tip saçmalıklardan birisi de bildiğiniz üzere at nalıdır. Yanlış anlamayın, hayatımda uğur getirecek diye hiç at nalı aramadım ama at nalının da batıl inançlarda yeri olduğunu bilirim. Yeni aklıma geldi, küçükken bir ara deli gibi sigara paketlerinin iç yüzündeki alüminyum benzeri ambalajı topluyorduk. Sonra o topladıklarımızı mahallenin abilerine filan veriyorduk. Onlar ne yapıyordu bilemiyorum, acaba sigara paketi de mi uğur getiriyordu lan?

Ay zikeyim tüm uğur getiren şeyleri ve batıl inançları. Konuya bak...

20 yorum:

  1. 5 yapraklı yoncalar bile varmış inanmassın. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet ben buldum aynı anda 2 tane 4 yapraklı bir tanede 5 yapraklı yonca buldum.

      Sil
  2. walla bizim bahçe yoncadan geçilmiyo bol miktarda var... istersen senin için arayabilirim... :):):) belki uğur getir...

    YanıtlaSil
  3. bende çocukluğumun bilumum dönemini yonca arayarak geçirmiş bir kişi olarak yoncanın esrarengizliğine bilahare şahit olmuş bir kişiyim.O aramalar neticesinde Uğur geldi.Evet geldi bizim üst kata taşınan yeni komşunun oğlu en iyi arkadaşım Uğur geldi .

    YanıtlaSil
  4. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  5. Gecen gun annem 5 bende 4 yaprakli yonca bulduk parkta, gercekten inanilir gibi degil gercekten olabiliyormus cok hos bir duygu :)) sans felan getirmeside uydurma tabii.

    YanıtlaSil
  6. neye inaırsanız o olur istek meselesi küfür eden arkadaş küçükken küfürbaz olmayı istemiş aile desteklemiş sonuç ortada malum

    YanıtlaSil
  7. benim saksıda biri 4 yapraklı biride 5 yapraklı olmak üzere yoncalar var:Dşerefsizim.

    YanıtlaSil
  8. 2saat önce yoncaların arasında 2tane 4 yapraklı yonca buldum. o kadar şanssız biriyim ki sanmıyorum yoncalar bana şans getirsin...

    YanıtlaSil
  9. ben hayatımda 3 kez 4 yapraklı yonca buldum..ama şimdiye kadar bir şans getirmedi

    YanıtlaSil
  10. Benim 4 yapraklı yonca buluşum biraz mistik kokulu. dört yapraklı yoncayı bulmadan bir gün önceydi. İşten çıktım otobüs durağında bekledim hava bozuyordu. Otobüs geldi bindim en arkaya geçtim otobüste oturacak yer bayağı vardı ama canım oturmak istemiyordu. Ve yağmur yağmaya başladı. Hafif rüzgar esiyordu. Birden otobüsün sol yan camında beyaz bir kelebek gördüm. Camın çerçevesinin tam ortasındaydı. Ne otobüsün içinde nede dışındaydı. Yıl 2002 idi yüksek lisans tezimi hazırladığım zamandı. Yağmur taneleri otobüsün içinede geliyordu. Kelebek gibi küçük bir canlı için devasal boyutlarda su kütleleriydi bunlar tabi. Baktım kelebeğe ve içimden şöyle geçirdim. Üzerine bir damlanın düşmesi an meselesi. İçeri alsammı diye düşündüm o an sonra vazgeçtim. Zaten ömrü kısa bir canlı ve de hayatını güvence altına alsam ne olacakki yine bi şekilde ölecek ölüm şeklinin nasıl olmaması gerektiğini benmi belirleyeceğimki dedim. Sonra başka noktalara baktım 3-4 dakika sonra baktım kelebek hala aynı yerdeydi ve hala hayattaydı. Otobüsün süratinin yaptığı rüzgar etkisine rağmen bütün gücüyle olduğu yere tutunuyordu. Bu arada şunuda belirteyim ben o zamanlar bir ateisttim. Havkins gibi hayatın kimyasal bir tepkime olduğunu düşünüyordum. Bütün canlıların hareketleri güneşin doğup batması gibi bir hadise idi bana göre. Yalnız kafamı güzel bir kıza olan hiç dile getirmediğim aşkım karıştırıyordu. Bütün dengemi altüst ediyordu. Dört yapraklı yoncanın kelebekle ya da aşkla inançla ne alakası var diyeceksiniz biliyorum. Bu arada çok özet geçerek anlatıyorum bütün olanları. Kelebeğe baktım onun hayatının sona erebilme olasıklarını düşündüm felsefi olarak hayat ile ölüm arasındaki aciz bir varlıktı ve onun gibi milyonlarcası vardı ve o an hangi kelebek hangi koşul altındaydı kimbilir. Dedimki ben varsam varlığımın mevcut yaşam düşüncelerinin getirisi olan duygusal boyutunu öne çıkarırsam onun için büyük bir anlam taşırım. Ve bu anlamı taşımak istedim elimi uzatıp kelebeği kavradım üzerine gelen bütün hava akımlarını kestiğim için rahatladı gevşedi elime tutundu hiç kaçmadı alıp omzuma koydum seninle işim bu kadar gerisi sana kalmış dedim tabi bütün bunları içimden diyorum çünkü otobüste kendi kendine konuşan bir adam ne kadar dikkat çeker hepiniz tahmin edebilirsiniz. Sonra kelebeğe olan ilgim kayboldu. Otobüs Kadıköye geldi tiyatronun orada indim otobüsten yağmur dinmişti. Şemsiyemi açtım o şemsiyeninde ayrı bi hikayesi var ama uzatmayayım. Kırık bi şemsiye işte o zamanlar ekonomik durumum çok kötüydü. baktım kelebek hala omzumda. Boğaya doğru çıkan yoldan ilerleyip bahariyeye gidecektim. Karşıya geçtim iş bankasının arcadının altına geldiğimde bi de baktım kelebek yok. Bol şanşlar sana küçük varlık dedim içimden. Bu birinci gündü. O zamanlar çok düşünceliydim kafamdan ne felsefi kurgular geçerdi ama abartmayalım bende sıradan bi insanım işte.

    YanıtlaSil
  11. İkinci gün yine işten çıktım otobüs durağına gittim. O otobüs durağında bekleyen kimseyi hiç görmedim o işte çalıştığım sürece. bi tane direk üzerinde iett nin tabelası vardı. Durak dediğim bu. Direğe yaslandım o bahsettiğim kız aklıma geldi. Onunla konuşmalıydım ona hislerimi anlatmalıydım ama o artık başka bir şehirde idi ve belkide bi daha hiç karşılaşmayacaktık. Zaten şansım olmazdı o bana göre daha hareketli ve sosyal biriydi. Hem zaten bu hisler sadece bende mevcuttu. Beynim bu tür düşünceler üretirken durağın yanındaki yeşillik araziye baktım. Şu anki durumunu bilmiyorum oranın belki belediye üzerinden geçmiştir. ve bir önceki gün gördüğüm kelebeğin türünden bir kelebek gördüm. Şimdi bunu okuyanlar bizde yedik sanki gibisinden düşünceler üretebilirler inanın kimseye bunu inandırmak gibi bir niyetim yok zaten şu ana kadarda kimseye anlatmadım bunu şimdi buraya yazıyorum. Midasın kulakları hikayesi gibi oldu buda:) kelebek uçtu yeşilliğe kondu kelebeğe baktım o sırada yoncayı farkettim kelebeğin 4 karış yanındaydı. Biliyorum içinizden kelebek dosdoğru üzerine kondu desen daha abartılı olacak diyemi öyle demiyorsun diyenlerinizde olacak. Kelebek benden 3 metre kadar mesafedeydi. Yoncayı görünce yapraklarını saymadım ben dört sayısını bi bakışta algılayabilecek biriyim. Facebookta bir zeka oyunu var orada da bi sürü küp düşüyor havadan ve en kısa sürede küp sayısını giriyorsunuz o oyundada oldukça başarılıyım. Zaten dört sayısı o kadar yüksek bir sayı değil. Kelebek sayesinde dört yapraklı yoncayı bulmuş oldum. Şimdiki aklım olsa o yoncayı hiç koparmazdım. Resmini çekerdim sadece. Aldım bu yoncayı cüzdanımın içine koydum. Sonra düşündürdü bu durum beni benim o yoncayı bulma olasılığım ne idi. O kelebek olmasaydı imkanı yoktu bunun. Ve o an kızı düşünüyordum. Sonra bu yoncayı uzun bi süre cebimde taşıdım. Unuttum gitti. Bir gün bu yoncayı kıza göndereyim dedim. Yoncayı bulma olasılığımı oluşturan kızmıydı kelebekmiydi bende bilmiyorum. Ama o yonca beni rahatsız ediyordu. Araştırdım yok efendim bulan zengin oluyormuş bilmem ne hikayeleri dolu hertaraf. Şu anda zengin değilim. Ve yoncayı isimsiz olarak kıza gönderdim. Hiç ses çıkmadı. O zengin olduysa da hiç bilmiyorum:)
    28.07.2009

    YanıtlaSil
  12. ben iki defa bu özürlü yoncadan buldum ama bu kadar detaylı anlatmam doğrusu.

    YanıtlaSil
  13. La yazık la acıdım haa arayıp bulamayana...
    ben de bulamadım ama o kadar da derdine düşmedim.. (:
    Siii edin bence herkesin bi yerlerde şansı vardıe

    YanıtlaSil
  14. Ben buldunm beyler süper şansım oldu yerden 40 tl buldum

    YanıtlaSil
  15. bir ara deli gibi sigara paketlerinin iç yüzündeki alüminyum benzeri ambalajı topluyorduk. Sonra o topladıklarımızı mahallenin abilerine filan veriyorduk. Onlar ne yapıyordu bilemiyorum, acaba sigara paketi de mi uğur getiriyordu lan?
    Yok onlar uğur getirmez belirli bi miktar topluyosun tekele veriyosun tekel sana sigara viski vs veriyo ama bayağa toplaman lazım .D

    YanıtlaSil
  16. bir gün okuldan kaçtım ark gezerken bi çimenlige oturduk ark 4 yapraklı yoncanın şans filan getirdigini söyledi ben başta inanmadım ama bi anda otların arasında 4 yapraklı bi yonca buldum yoncayı aldım kalktık gezmeye başladık aradan yarım saat felan geçmedi yolda 20 milyon buldum akşam eve geldim babam bana bilgisayar almıştı sonra hep 4 yapraklı yonca aradım ama sadece bi tane bulabildim ama onda daha büyük bi şey oldu benim klübümde maç seçmeleri vardı hoca ilk olarak beni seçti artık alışkanlık oldu ne zaman bi çimlige gitsem 4 yapraklı bi yonca arıyorum ama bulup bana şans getirecegine inanıyorum

    YanıtlaSil
  17. bence 4 yapraklı yonca var biraz önce buldum:):):):)

    YanıtlaSil
  18. Dun yani 26 nisan 2012 persembe gunu arkadaslarla kahvelerimizi alip sahilde denize 0 degil 400. cimenlerin uzerinde otururken acaba 4 yaprakli yonca varmidir diye dusunuyodum o an hic bakmadan elime gecen yoncayi kopardim ve 4 yaprakliydi.tamamen tesaduf hic aramadan elimde buldum resme. sans getirir mi bilmiyorum ama okadar zor bulunan bi ot degilmis 4 yaprakli yonca :))))

    YanıtlaSil
  19. Eğer hala elinde olan varsa bana ulaşsın muhim bi konudur erdemakdemir2010@hotmail.com msn'im bu

    YanıtlaSil

Yorum yapmak için "Yorumlama Biçimi" bölümünden "Adı/URL" bölümünü seçiniz. "URL" yazmanız şart değil ancak "Ad" bölümünü doldurun ki sizi adamdan sayalım. Öhö öhö!